BU EN ÜST BÖLÜMDEKİ BAZI REKLAMLAR - Sayfamızın üstündeki zaman zaman görüntülenen Windows Internet Explorer'in kendi Reklamıdır.- SİTEMİZ DIŞI BİR UYGULAMADIR.
   
 
  Asker ocağı, Peygamber ocağı
tra



 Asker ocağı, Peygamber ocağı

Asker ocağı, Peygamber ocağı

Asker ocağı, Peygamber ocağıBizim inançlarımızda, örf ve adetlerimizde askerlik kutsaldır Her ana, asker anası olmayı ister, her baba da asker babası Bin bir emek ve meşakkat içinde büyüttüğü yavrusunu askere göndermek büyük bir şereftir insanımız için
Bilindiği gibi, asker adayı gençler, günler öncesinden evlere yemeklere davet edilir Son gün de onun evinde toplanıp törenle yolcu edilir
Geçtiğimiz günlerde bir asker uğurlama merasimine katıldım Gerçekten coşkulu anlar yaşanan bu merasim vesilesiyle, birkaç önemli gerçeğe dikkatlerinizi çekmek istiyorum:
Binler rahmet ecdadımızın aziz ruhlarına, bu tür hizmetleri bir düğün bayram havasına sokmuşlar Bilmiyorum askere gitmeyi ve onu uğurlamayı böylesine merasimlerle yapan başka bir millet var mı?
Asker ailesinde bir onur ve vakar gözden kaçmıyordu Belli ki, bir evlât yetiştirmişlerdi Bu yavru büyüyüp serpilmiş, delikanlı olmuştu Vatan hizmetine böyle bir yavuz yiğit gönderiyor olmanın mutluluğu vardı hallerinde
Dost, arkadaş, akraba ve komşularla diğer yakınların toplandığı bir ortamda, herkes neşeliydi Sohbetlerde, muhabbetlerde, şakalarda hep sevinç vardı Askere gidecek delikanlının nişanlısı da oradaydı O da kâh hüzün ve kâh sevinç içindeydi Arada bir bu ikisi de birleşip gözyaşlarına dönüşüyordu Ailenin diğer fertlerinde de zaman zaman bu hüzün hissediliyordu, ama bu hiçbir zaman askerlik vakarının gölgesinden çıkmıyordu
Askere gidecek olan gencimizde tatlı bir heyecan vardı ve ana ocağından ayrılıp gurbete çıkıyor olmanın hüznü okunuyordu gözlerinde Gidilen yer güzel bir yerdi, gidilen yer Peygamber ocağıydı Helâlinden çalışıp kazanma imkânını bulduğu, başı dik olarak özgürce dolaşabildiği, dinini, inancını, örfünü ve adetlerini rahatça yaşayabildiği, bütün mukaddes değerleriyle birlikte ahlâk ve namusunu üzerinde koruyabildiği bir vatanı vardı İşte bu vatan için hizmete gidiyordu Böylesine kutsal ve şerefli bir hizmete giderken hüznünü belli etmemeliydi ve öyle de yaptı
Hiç şüphesiz bu manzarada Yüce Dinimizin büyük etkisi vardı “Ölürsem şehit, kalırsam gaziyim” inancının önemini bir defa daha vurgulamak gerekiyor Askerliğin en çok korkulan tarafı tehlikeli bir görev oluşudur Bu kutsal vazifeyi yerine getirirken her türlü zahmete katlanmak, zorlukları göğüslemek, gerekirse yaralanmaktan ve ölmekten çekinmemek icap eder Şehitlik ulaşılabilecek en yüce manevî makamlardan biri olunca, askerliğin korkulacak bundan daha öte neyi kalır ki!
Haçlı ordularının tehditlerine karşı, Selâhaddin Eyyûbî'nin, “Sizin yaşamayı sevip istediğiniz kadar, ölmeyi isteyen, yani şehit olmayı bin can ile arzu eden askerlerimle geliyorum!” cevabı onları korkutmaya yetmişti Tarih boyunca bizi zaferden zafere koşturan sır işte bu olduğu için, düşmanlarımız maalesef hep kahraman ordumuzu hedef tahtası etmişler ve her vesileyle onu bu ruhtan uzaklaştırma çabası içinde olmuşlardır Bilindiği gibi, her iş ve meslekten önce askerlik, ölümü her an göze almayı gerektirir Ölüme karşı inançtan başka hangi gücün etkisi olabilir? İnançtan başka, şehitlik inancından başka, insanı ölümün üzerine hangi kuvvet seve seve yürütebilir?
Bir paragraf da terör örgütüne açmak gerekiyor, sanırım Asker evinde, morallerin bozulmasına yol açmaması için pek fazla gündeme gelmese de, bu canilere karşı müthiş bir kin ve öfke dikkatlerden kaçmıyordu Birliğimizi bozup, yüz yıllardır birlikte kardeş olarak yaşayan insanlarımızı bir birlerine düşman etmeye çalışanlara binler nefret ve lanetler! “Böl, parçala ve yut!” felsefesiyle bu memleketin insanlarını birbirine düşürmeye çalışan din, iman, vatan ve millet düşmanları ile onların dışta ve içteki bütün işbirlikçilerine Yüce Mevlâ'm fırsat vermesin Kardeşliğimizi, birlik ve bütünlüğümüzü bozdurmasın Baştaki başlarımıza da akıl ve feraset versin de, düşmanlarımızın oyunlarına gelmemize sebep olacak yanlış politikalar yerine, ülkemizde din kardeşliği, birlik ve beraberlik motiflerini etkili bir şekilde nakşedecek uygulamalara yönelsinler
Tekbirler ve dualarla evden uğurlandı asker adayı, tıpkı evden gelin çıkarılır gibi Hele hele garajın hali görülmeye değerdi Asker adaylarının yakınları garajın içini dışını tamamen doldurmuştu Davullar gümbür gümbür çalıyor, tezahüratlar yeri göğü inletiyordu Kelimenin tam anlamıyla, düğün bayram havası vardı
Güle güle gidin, sevgili gençler! Yolunuz açık olsun Vatanî görevinizi yapıp sağ salim dönün inşallah Siz o vazifeyi ifa edin ki, hepimiz huzur içinde bu güzel vatanımızda yaşayabilelim Dualarımız sizinle Rabbim yardımcınız olsun ve hıfz u himayesine alsın Sizleri Ona emanet ediyorum 

HayatFrumda` ya katkıları için teşekkürler


Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
www.ahmetayvaz.tr.gg > OĞUZ SOYU-ÜÇOKLAR KOLU-GÖKHAN BOYUNUN TÜRKÇÜ TURANCI TÜRKMEN ÇEPNİ AYVAZ OTAĞI > www.ayvazahmet.tr.gg
 
TÜRK-İSLÂM ÜLKÜSÜ; Varlık olan Türklük ile, değer olan İslâmın bir birine vuslatıdır, kaynaşarak et ile tırnak misâli oluşlarıdır. Varlık ifade eden Türk`lüğün , değer olan İslâma muhabbetidir
* * *
OĞUL! Eşref-i mâhlük olduğunun şuurundan hareketle, Cenab-ı Hakk`ın nizamını yeryüzünde hakim kılmak gibi yüce bir idealin gerçekleşebilmesi uğruna,bin yıldır İ`LA-YI KELİMETULLAH ÇİZGİSİNDE, maddi ve manevi bütün imkânlarını seferber eden YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şerefli bir ferdi olduğunu unutma!
Üstad ORHAN KILIÇOĞLU

* * *
ARVASİ HOCA`NIN FİKİR VE ESERLERİNDEN FAYDALANMAK, O`NU REHBER EDİNMEK HER TÜRK GENCİNİN ÖNCELİKLİ HEDEFİ OLMALIDIR.
Son yıllarda ihmal edilen ülkücü gençlik en Kısa zamanda yeni bir hamle yeni bir şevk ve aşkla; ZİYÂ GÖKALP, ATATÜRK, A.TÜRKEŞ, NİHAL ATSIZ, S. AHMED ARVASİ, NECDET SEVİNÇ`İN fikir ve görüşlerinin karıldığı harmanlardan beslenerek gelişip, olgunlaşıp, kamilleşerek, GÖNLÜNDE TÜRKLÜK ÜLKÜSÜ, DİLİN DE TURAN TÜRKÜSÜYLE YENİDEN BİR ERGENEKON DESTANI YAZMAYI İMANININ RÜKNÜ BELLEMELİDİR…

Üstad ORHAN KILIÇOĞLU
Facebook beğen
 
Reklam
 
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!! ATATÜRK
 
ALPARSLAN TÜRKEŞ SÖZLERİ
Başbuğ Alparslan Türkeş in özlü sözleri, Ülkücülük , Türk Dünyası ve İslamiyet hakkındaki özlü sözlerini okuyabilirsiniz...
*********************
İdealler yıldızlar gibidir.
Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz..

Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler
tarafından kazanılamaz.

Dalından kopan yaprağın akibetini rüzgâr tayin eder...

Ahlâkçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

Başarı için muntazam plânlı çalışma yapmak lâzımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez

Biz aziz milletimize müreffah, kuvetli ve büyük bir Türkiye taahhüt ediyoruz; kendimizi millete adıyoruz.Ve Türklük yoluna başlarımızı koyuyoruz.

Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...

Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

Fikir, iman, ülkü aşkı ... İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.


İnsanlık âleminin en şerefli bir ailesi Türk Milletidir. Dokuz Işık demek, Türk Ülküsü demektir.

İslamiyet'i ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır. Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir.

Milletler arasındaki mücadele şuurundan mahrum olan toplumlar başkasının boyunduruğu altına düşerler.

Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.

Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır. Bu şerefli mücadeleye Türk milletini davet ederim.

Toprak bütünlüğümüzü devletimizin ve milletimizin bölünmezliğini hedef alan hainlere karşı Türk Milleti olarak ayağa kalkmalıyız.

Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."

Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.

Türk milliyetçiliği meşru savunma, yüksek insanlık duyguları ve Türk Milletinin kendi tabii haklarının savunulması, korunması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesidir.

Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır. Sır saklamak...

Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.

Türkiye'nin yükselişi ithal fikirle olmaz. Hiç bir yabancı, Türkün menfaatlerini Türk Milletinin kendisi kadar düşünemez.

TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

Türkün en önemli vasfı teşkilâtçılığıdır.

Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. ATATÜRK
 
"BİR KIZ ÖĞRENCİYİ BAŞINI ÖRTTÜĞÜ İÇİN TAHSİL HAKKINDA MAHRUM ETMEK İSTİKLAL SAVAŞI BAŞLARINDA VE MARAŞ'TA , DÜŞMANLAR TARAFINDAN BAŞÖRTÜSÜ ÇEKİLİP DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İÇİN BAŞLAYAN MİLLİ ŞAHLANIŞIN RUHUNA TÜKÜRMEKTİR."
NECİP FAZIL KISAKÜREK
* * *

Zafer ülkü kaynağının çeşmesidir,
Zafer gönüllerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler, selam sizlere,
Uzaktan dertleşenler, selam sizlere.

Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...
H.Nihal Atsız
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. ATATÜRK
 
Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı,
Türküm; Bu ad her ünvandan üstündür.
Yoktur Azer, Kırgız, Özbek, Kazanlı,
Türk Milleti bir bölünmez bütündür.
Ziya Gökâlp
Başarılarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizliğe karşı gelmek lâzımdır. ATATÜRK
 
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır...

S.Ahmet Arvasi

BU DAVA ÖZÜDÜR İSLAMİYET'İN
BU DAVA GÜNEŞİ, MAZLUM MİLLETİN,
BU DAVA, HERŞEYDEN, HERŞEYDEN ÇETİN,
BU YOLDA DERT, HÜZÜN, GURBET BİZİMDİR.
S.Ahmet Arvasi

16 yaşında ilk şiirlerden biri olan `Ne Gam`, iyi bir başlangıç

Ne gam, varsın dizlerim koşa koşa yorulsun,
Saadetin, dâvanın, gerçek aşkın peşinde...
Boş hayaller kül olup rüzgârlarda savrulsun,
Yaban gülleri gibi solsun çöl güneşinde.
S.Ahmet Arvasi

Henüz 17 yaşındaki bir delikanlının `Özleyiş` şiiri, ecdadına âşık bir delikanlının eski muhteşem çağlara olan hasretini dile getiriyor:

Tuna neden köpürmüş, Kırım neden inliyor?
Nerde parlayan kılıç, nerde o akıncı ced?
Şimdi Hazar uzaktan feryadımı dinliyor,
Ayrıldı mı Kafkaslar yurdumdan ilelebed?
Kıbrıs`ın ayrılışı derd oldu içimizde,
Barbaros`un sesini kaybettik Akdeniz`de,
Adalar yabancı da, dinmez derleri bizde,
Balkan`ımız vatandan ayrıldı mı nihayet?
S.Ahmet Arvasi
 
SON BİR (1) YILIN TOPLAMI 79976 ziyaretçi kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. CÜZ:21 // AHZÂB SÜRESİ: 33 / 23.ÂYET