BU EN ÜST BÖLÜMDEKİ BAZI REKLAMLAR - Sayfamızın üstündeki zaman zaman görüntülenen Windows Internet Explorer'in kendi Reklamıdır.- SİTEMİZ DIŞI BİR UYGULAMADIR.
   
 
  DEDE KORKUD VE DESTANLARIYLA İLGİLİ...

DEĞERLİ HOCAMIZ
 
MUSTAFA YAZICI ( Araştırmacı Yazar)


SİTEMİZİN BU BÖLÜMÜNDE HER CUMA; ALLAH RIZASI İÇİN  YAZACAK OLAN DEĞERLİ HOCAMIZ Öğretim Görevlisi - Araştırmacı - Yazar
MUSTAFA  YAZICI
BİZLERLE...


DEDE KORKUD VE DESTANLARIYLA İLGİLİ TRABZONDA ÖZET OLARAK BİLDİKLERİMİZ

    Dede Korkud Oğuzların Bayat boyundandır.Bir Türk veziri ve bilgesidir.Orta Asyalıdır.Kabri(mezarı) Maveraunnehir bölgesinde Aral gölüne dökülen Seyhan nehri yanındadır.Hz. Peygamber zamanında (7. Asırda) yaşamış,Anadoluyu ve Afrikayı da gezmiştir. 12 Destanı vardır.Destanlarda Dede Korkud beylerinin olayları anlatılır.Hz. Muhammedi üç arkadaşıyla ziyarete gittiğinde müslüman olmuştur.Bunun üzerine Hz. Peygamber tarafından Türk alemini irşâd etmek üzere görevlendirilmiştir.Bu nedenle Bizans zamanında Trabzon'a ve Bayburt'a da gelmiştir.Bu nedenle destanlarının ikisi (Kanturalı=Turalı Han ve Salur Kazan destanları)Trabzon'da, bir tanesi de(Bamsı Beyrek Destanı) Bayburt'ta geçer.O zamanki Bizans Tekfurlarıyla (Bölge valileriyle)dan İslâm ve Türklük mücadelesini anlatırlar.14.Asırda sözlü dilden yazı diline geçmişlerdir.Trabzondan geçen iki destanı Trabzonda meşhur Destanlar kitabımda Bilimsel olarak anlattım.Ancak Trabzonda Dede Korkud Festivali yapılmamaktadır.Bayburt'ta yapılmaktadır.Kazakistanla Trabzon'un diyaloğunu tâ 1996'daki "Kadirga'dan Kadirgan'a Selâmı" adlı kitabımda anlattım.
    Tarihte Trabzon Yaylaları,tâ Bayburt'tan Giresun'un Yaylalarına kadar daima Türklerin elinde kalmıştır.Trazon'un Kurumları M.Ö 4000 yılında Trablar (Trab+Zon=Trabların ülkesi)olmasına rağmen Trabzon çok işgallere uğramış,bu nedenle sahillerde koloni devletleri kurulmuştur.Medler-Persler-Romalılar-Pontuslular(Med ve Persler)Kommenler gibi .Fakat,Fatih 1461'de Trabzon'un Kalesini deTrabların uzantısı olan Kuman,Kıpçak,Oğuz,Saka,Selçuklu ve Osmanlı Türklerine,yani asıl yerli sahiplerine teslim etmiştir.Bunu Alman Tarihçi Fallmerayer ve İtalyan Tarihçisi Hrozny de yazmıştır. Kültür ve folklor olarak Kemençe(Dede Korkud Kopuzu)Orta Asyadan Anadoluya Trabzon`a gelmiştir. Davul zurna ise Anadolu'dan -Trabzon'dan Orta Asya'ya gitmiştir.Trabzondaki yayla şenliklerinin Orta Asya ile bağlantısı vardır.Bunların ayrıntılarını adı geçen kitaplarımda yazdım.Televizyonlarda anlattım.Trabzon-Kazakistan kardeşliği Kazakistan Ankara büyük elçisi Kanat Sandabayev zamanında çok güçlenmişti.Hatta O'nun İşbirliği Çağrısı kitabımda yer almıştır.
    Nevruz,Hıdırellez,Oğlak Yıkama ve Deniz bayramları,Kadırga,Demircilik ve diğerleri Trabzon'da halâ yaşamaktadır.Rusyada en büyük Türk vatanı Kazakistan olduğuna göre Trabzon'la işbirliği devam etmelidir.

 

    TRABZONDA DEDE KORKUD DESTANLARININ GEÇTİĞİ VE ÇEKİM YAPILABİLECEK YERLER A-KANTURALI(TURALI HAN)DESTANI İÇİN:TONYA TURALI KÖYÜ-TRABZON ÇADIRDAĞI-21 TEMMUZDA ZİGANA ARKASINDAKİ KADIRGA YAYLASI,KARADENİZ ,ERİK BELİ YAYLASI(ARKUBEL-KIRGIZCA)-ALADAĞ
B-SALUR KAZAN DESTANI İÇİN:TRABZON ZİNDAN KALE,BEŞİKDÜZÜ TÜRKELLİ-RESÜLLÜ(OĞUZLU)KÖYLERİ, KORKUD KÖYÜ,ARUZ DERESİ,AKÇAABAT KARADAĞ,AKÇAABAT AKÇAKALE,AKHİSAR(BEŞİKDÜZÜ)DERESİ,YAYLADA KOYUN SÜRÜLERİ (KARA KOÇLAR)AKYAZIDAN VE BOZTEPEDEN TRABZON ŞEHRİ.
NOT: DEDE
 KORKUD DESTANLARININ ORİJİNALLERİ İNGİLİZCE OLARAK VATİKAN KÜTÜPHANESİNDE,
ALMANCA OLARAK DRESDEN KÜTÜPHANESİNDE,OSMANLICA
OLARAK İSTANBUL KÜTÜPHANELERİNDE MEVCUTTUR.PROF.DR. MUHARREM ERGİN HOCA TARAFINDAN KARŞILAŞTIRILARAK YAYINLAMIŞ,TARAFIMDAN DA İNCELENEREK BU KİTAPLAR YAZILMIŞLARDIR.
BU DESTANLARIN SONU HEP " VER ADI GÜZEL MUHAMMED'E SELÂVÂT " DİYE SONA ERMEKTEDİR.
BÜTÜN MÜSLÜMANLARA, BÜTÜN TÜRKLERE VE BÜTÜN İNSANLIĞA DUYURULUR.
                                            7-8-2009

YAZAN:
MUSTAFA YAZICI ( Araştırmacı Yazar)


NOT:YAZARIN İZNİ VE İSMİ OLMADAN; YAZILARININ ÇOĞALTILMASI VE KOPYALANMASI YASAKTIR.
SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA

YÜCE ALLAHA EMANET OLUN





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: KERİM ORHUN( ), 08.10.2009, 16:47 (UTC):
Kısa ama Dede Korkud'umuzu anma ve anlama anlamına güzel bir yazı.

Yorumu gönderen: FİKRET ERDEMİR( ), 15.09.2009, 07:23 (UTC):
ALLAH Hepinizi korusun ve bu siteyi sizlerle hep daim etsin. Hocam Saygılar

Yorumu gönderen: Şemseddin BAL( ), 11.09.2009, 12:36 (UTC):
ÇOK GÜZEL BİR ARAŞTIRMA YAZISI. EYVAALLAH HOCAM.

Yorumu gönderen: H.ibrahim Altun( www.my_onlyhotmail.com ), 18.08.2009, 18:34 (UTC):
Slm Hocam ben Beşikdüzüde oturuyorum, 25 yaşındayım, Bu tarz yazıları faydalı ve öğretici buluyorum.sizlere bir sorum olacak,Trabzonumuzun en işlek cad.(mah.)si Maraş, K.maraşta'da Trabzon mah. olduğu söyleniyor. Bazıları bunu bilip bilmeden Maraşlılarla, akraba yani ikimizinde çepni (son oğuz boyunun bir kolu) olduğunu söylüyorlar, bu ne kadar doğru sizce? Doğruysa bu konu Tarih Kitaplarında sadece bu şekilde mi belirtiliyor? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

Yorumu gönderen: ZEKİ GÜRBÜZ( ), 18.08.2009, 05:12 (UTC):
ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN HOCAM.Bizleri Bilgilendiriyorsunuz.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
www.ahmetayvaz.tr.gg > OĞUZ SOYU-ÜÇOKLAR KOLU-GÖKHAN BOYUNUN TÜRKÇÜ TURANCI TÜRKMEN ÇEPNİ AYVAZ OTAĞI > www.ayvazahmet.tr.gg
 
TÜRK-İSLÂM ÜLKÜSÜ; Varlık olan Türklük ile, değer olan İslâmın bir birine vuslatıdır, kaynaşarak et ile tırnak misâli oluşlarıdır. Varlık ifade eden Türk`lüğün , değer olan İslâma muhabbetidir
* * *
OĞUL! Eşref-i mâhlük olduğunun şuurundan hareketle, Cenab-ı Hakk`ın nizamını yeryüzünde hakim kılmak gibi yüce bir idealin gerçekleşebilmesi uğruna,bin yıldır İ`LA-YI KELİMETULLAH ÇİZGİSİNDE, maddi ve manevi bütün imkânlarını seferber eden YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şerefli bir ferdi olduğunu unutma!
Üstad ORHAN KILIÇOĞLU

* * *
ARVASİ HOCA`NIN FİKİR VE ESERLERİNDEN FAYDALANMAK, O`NU REHBER EDİNMEK HER TÜRK GENCİNİN ÖNCELİKLİ HEDEFİ OLMALIDIR.
Son yıllarda ihmal edilen ülkücü gençlik en Kısa zamanda yeni bir hamle yeni bir şevk ve aşkla; ZİYÂ GÖKALP, ATATÜRK, A.TÜRKEŞ, NİHAL ATSIZ, S. AHMED ARVASİ, NECDET SEVİNÇ`İN fikir ve görüşlerinin karıldığı harmanlardan beslenerek gelişip, olgunlaşıp, kamilleşerek, GÖNLÜNDE TÜRKLÜK ÜLKÜSÜ, DİLİN DE TURAN TÜRKÜSÜYLE YENİDEN BİR ERGENEKON DESTANI YAZMAYI İMANININ RÜKNÜ BELLEMELİDİR…

Üstad ORHAN KILIÇOĞLU
Facebook beğen
 
Reklam
 
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!! ATATÜRK
 
ALPARSLAN TÜRKEŞ SÖZLERİ
Başbuğ Alparslan Türkeş in özlü sözleri, Ülkücülük , Türk Dünyası ve İslamiyet hakkındaki özlü sözlerini okuyabilirsiniz...
*********************
İdealler yıldızlar gibidir.
Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz..

Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler
tarafından kazanılamaz.

Dalından kopan yaprağın akibetini rüzgâr tayin eder...

Ahlâkçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

Başarı için muntazam plânlı çalışma yapmak lâzımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez

Biz aziz milletimize müreffah, kuvetli ve büyük bir Türkiye taahhüt ediyoruz; kendimizi millete adıyoruz.Ve Türklük yoluna başlarımızı koyuyoruz.

Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...

Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

Fikir, iman, ülkü aşkı ... İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.


İnsanlık âleminin en şerefli bir ailesi Türk Milletidir. Dokuz Işık demek, Türk Ülküsü demektir.

İslamiyet'i ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır. Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir.

Milletler arasındaki mücadele şuurundan mahrum olan toplumlar başkasının boyunduruğu altına düşerler.

Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.

Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır. Bu şerefli mücadeleye Türk milletini davet ederim.

Toprak bütünlüğümüzü devletimizin ve milletimizin bölünmezliğini hedef alan hainlere karşı Türk Milleti olarak ayağa kalkmalıyız.

Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."

Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.

Türk milliyetçiliği meşru savunma, yüksek insanlık duyguları ve Türk Milletinin kendi tabii haklarının savunulması, korunması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesidir.

Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır. Sır saklamak...

Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.

Türkiye'nin yükselişi ithal fikirle olmaz. Hiç bir yabancı, Türkün menfaatlerini Türk Milletinin kendisi kadar düşünemez.

TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

Türkün en önemli vasfı teşkilâtçılığıdır.

Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. ATATÜRK
 
"BİR KIZ ÖĞRENCİYİ BAŞINI ÖRTTÜĞÜ İÇİN TAHSİL HAKKINDA MAHRUM ETMEK İSTİKLAL SAVAŞI BAŞLARINDA VE MARAŞ'TA , DÜŞMANLAR TARAFINDAN BAŞÖRTÜSÜ ÇEKİLİP DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İÇİN BAŞLAYAN MİLLİ ŞAHLANIŞIN RUHUNA TÜKÜRMEKTİR."
NECİP FAZIL KISAKÜREK
* * *

Zafer ülkü kaynağının çeşmesidir,
Zafer gönüllerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler, selam sizlere,
Uzaktan dertleşenler, selam sizlere.

Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...
H.Nihal Atsız
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. ATATÜRK
 
Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı,
Türküm; Bu ad her ünvandan üstündür.
Yoktur Azer, Kırgız, Özbek, Kazanlı,
Türk Milleti bir bölünmez bütündür.
Ziya Gökâlp
Başarılarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizliğe karşı gelmek lâzımdır. ATATÜRK
 
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır...

S.Ahmet Arvasi

BU DAVA ÖZÜDÜR İSLAMİYET'İN
BU DAVA GÜNEŞİ, MAZLUM MİLLETİN,
BU DAVA, HERŞEYDEN, HERŞEYDEN ÇETİN,
BU YOLDA DERT, HÜZÜN, GURBET BİZİMDİR.
S.Ahmet Arvasi

16 yaşında ilk şiirlerden biri olan `Ne Gam`, iyi bir başlangıç

Ne gam, varsın dizlerim koşa koşa yorulsun,
Saadetin, dâvanın, gerçek aşkın peşinde...
Boş hayaller kül olup rüzgârlarda savrulsun,
Yaban gülleri gibi solsun çöl güneşinde.
S.Ahmet Arvasi

Henüz 17 yaşındaki bir delikanlının `Özleyiş` şiiri, ecdadına âşık bir delikanlının eski muhteşem çağlara olan hasretini dile getiriyor:

Tuna neden köpürmüş, Kırım neden inliyor?
Nerde parlayan kılıç, nerde o akıncı ced?
Şimdi Hazar uzaktan feryadımı dinliyor,
Ayrıldı mı Kafkaslar yurdumdan ilelebed?
Kıbrıs`ın ayrılışı derd oldu içimizde,
Barbaros`un sesini kaybettik Akdeniz`de,
Adalar yabancı da, dinmez derleri bizde,
Balkan`ımız vatandan ayrıldı mı nihayet?
S.Ahmet Arvasi
 
SON BİR (1) YILIN TOPLAMI 81101 ziyaretçi kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. CÜZ:21 // AHZÂB SÜRESİ: 33 / 23.ÂYET