BU EN ÜST BÖLÜMDEKİ BAZI REKLAMLAR - Sayfamızın üstündeki zaman zaman görüntülenen Windows Internet Explorer'in kendi Reklamıdır.- SİTEMİZ DIŞI BİR UYGULAMADIR.
   
 
  SANCAK ŞEHRİ BAYBURT - "BAYBURT’UM GÜZEL YURDUM" - Cemalettin AYTEMÜR




BAYBURT’UM GÜZEL YURDUM

                            “Şeref-ül mekân bil-mekin”

Cennet misali yurdum, sende doğdum büyüdüm
Mazin şanlı tarihtir, benim şirin Bayburt'um.
B i r zamanlar Hurriler, Hayaşalar, Azziler
Temel atmış Haldiler gayet derin Bayburt'um.
Kulki, Kimmer, Sakalar, Döğer boyu Kalaçlar
Cengaverdir T a o k l a r alperensin Bayburt'um.
Safer, Sukuten gerçek Dedem Korkut'tan görçek
Bey Böyrek-Banu Çiçek aşk destanın Bayburt'um.
Baş Vezirlerden kalma, Bay Buran Bey’den alma
Bay Burak Bay Berk olma etraf halkın Bayburt'um.

Bay Buran’ın ulu yurt Bamsi Bek Bayberkli kurt
Sabarca güzel Bayburt Türkçe adın Bayburt'um.
Ç o r u h v a d i yatağı Balkar Türkler otağı
Yadigar Balkar dağı, balhar serin Bayburt'um.
Barkal olmuş Bağraslı, Kafkas Çoruh Araslı
Temel Türklüğe yaslı yiğit ırkın Bayburt'um.
Mesleme oğlu Habib, olmuş Bayburt'a sahib
Girip İslam’a muhib şeref şanın Bayburt'um.
Abdul Vahhab S a h a b i hayat nuru mehtabı
Halkı İ s l a m' a tabi dindar olan Bayburt'um.

Tuğrul Bey'den emir var Bizans'tan Emir Dinar
Tekrar olmuş yurdu yar hoş sevilen Bayburt'um.
Mengücek, Danişmend'li; Saltukoğlu heybetli
Selçuki'ye kıymetli mevki, yerin Bayburt'um.
M e s c i t medreselerin, t e k k e zaviyelerin
Temelleri a t ı l m ı ş camilerin Bayburt’um.
Ş e h i t O s m a n Türbesi Çini Mescit Kalesi
Selçuklunun simgesi Ulu Camin Bayburt' um.
Moğollar'dan İ l h a n l ı Yakutiye'dir ş a n l ı
Hep görenler hayranlı güzel yüzün Bayburt'um.

K a r a koyun kuradır Duhar boyu Tokardır
Sevgisine s a d ı k t ı r güzellerin Bayburt’um.
M e n ş e d e v l e t sultanı Pulur, Sünür ovalı
Akkoyunlu Tur Ali başkent görün Bayburt'um.
Hacı Fahreddin Kutluk gayesidir has kulluk
Hizmettedir mutluluk yiğitlerin Bayburt’um.
D e d e K o r k u t' u tanı Karayölük’ün canı
Sarı Donlu Saycan’ı güvey-gelin Bayburt'um.
S a f e v i baskınları yakmış n i c e canları
Söylenir a ğ ı t l a r ı destanların Bayburt’um.

Çobanlı'dan k a v a l ı n, Celayır’dan halayın
Eratnalı’dan barın türkü, oyun Bayburt'um.
Oğul Beğ - Emir Hacı, Farsak, Peçenek, Kayı
At - Çeken Tatarları, Oğuzların Bayburt’um.
Bıyıklı Mehmet Bey’in, Mirza Bey, Nasuh Bey’in
Sancak Beylerin senin sancak idin Bayburt’um.
O s m a n l ı' n ı n sancağı, tımar, leşker ocağı
O l m u ş ana kucağı merhametin Bayburt'um.
Osmanlı kültürün var, Vezir İbrahim'in var
Hoca Ekmelüddin var önder pirin Bayburt'um.

Fahreddin Emir Mahmud, Zencani, Kadı Mahmud
Şeyh Hayran, Hoca Yakut güneşlerin Bayburt’um.
Sultan Fakih, Şeyh Haydar gezmişler diyar diyar
Bekir Çelebi’nde v a r hakimlerin Bayburt’um.
Seyyid Salih, Ferecullah, Kadızade nurullah
Seyyid Ali garibullah ehl-i beytin Bayburt’um.
S e y y i d Y a k u p, Halil'i, ilim, irfan maili
A l h o Dede s a i l i dervişlerin Bayburt'um.
Sadr-üş Şeria imam, Hakk'tan merkeze selam
Haydar Hakani kelam tatlı dilin Bayburt'um.

Şehit Osman, Ademi, karşı Burhan Dede'mi
Affeddin ön kalemi temellerin Bayburt'um.
Ahmet Çelebi hattat, Veysel Efendi hayrat
Zahid Gilani murat zahidlerin Bayburt 'um.
Ahi Ahmet Zencani dardan kurtarır canı
Uzun Gazi erkanı seyyidlerin Bayburt'um.
Hatun Sultan Fahriye kendi benzer huriye
Genç Osman'ım nereye şehitlerin Bayburt'um.
A l i Cenabı Ahmed ruhu aziz bol himmet
Kop Şeyhi ulvi nimet feyizlerin Bayburt'um.

Yakup Hoca, Şabani, Kitapsız’dır Rabbani
Eşref, Oslu, Kurbani âlimlerin Bayburt'um
İ r ş a d ı, Ağlar Baba giymişler sırta aba
Hak yoldan esen saba velilerin Bayburt'um.
Göçler geriye dönmüş Zihni, Hicrani görmüş
Celali Hakk'a ermiş şairlerin Bayburt'um.
Dede Paşa üçlerden, Hasan Efe pirlerden
Burhani e h l-i dilden, âşıkların Bayburt'um.
Hasan Rüştü taliptir, Damat Ali sahiptir
Çullu Baba gariptir ariflerin Bayburt'um.

M ü f t ü Fahreddin reis, Maksut Hoca feraiz
Hakk'a giden sağlam iz rahullahsın Bayburt'um.
Mehmed Raşid uludur muhabbetle doludur
Kabri daim nurludur ziyadarsın Bayburt'um.
Rical-ül Gayb eksilmez, Hacı Tahir bilinmez
Hoca Salih görünmez erenlerin Bayburt'um.
Gazi Haşim mihnetli ceddi pak Muhammedi
Allah için kıymetli değerlisin Bayburt'um.
Y e s i’ den Yesevi’den, Şerifler Seyyidlerden
Feyzalarsın Nebi’den hikmetlisin Bayburt’um

Mehmet – Şaban E f e n d i ihtilaf rahmet bildi
Herkes bilirmiş kendi pek yamansın Bayburt'um.
M e h m e t E f e n d i azim Şeriat i l e kaim
Hayat bulunur daim Nakşi misin Bayburt'um.
Ş a b a n E f e n d i v e l i Ahmet Baba'nın eli
Gönüllerdedir yeri R u f a i s i n Bayburt'um.
K ü l l i tarik'in vahid, Vahid’ki buna şahid
İslam i l e müşahit olmuş halkın Bayburt'um.
Gönlün paktır Bayburtlu, yüzün aktır Bayburtlu
Özün Haktır Bayburtlu Mustafa'sın Bayburtlum.

M e v l e v i taburları yalnız sende kurulmuş
Fethetmiş g ö n ü l l e r i fatihansın Bayburtlum.
Kimliğini yansıtan ne k a d a r Bayburtlusun
Yurt sevgisi imandan bilmez misin Bayburtlum.
Sılayı rahim Hak’tan e f d a l oluyor Hac’dan
Allah için kulluktan vazgeçmezsin Bayburtlum.
K u t s a l taşı, t o p r a ğ ı yapan değerlerindir
Ezan, Kur’an, Bayrağı taşıyansın Bayburtlum
M i l l i manevi vasfın mukadderdir Allah’tan
İ s l a m i ö z e l l i k l e sevilensin Bayburtlum.

Meftun Osman Okutmuş sevgin ile yorulmuş
Tarihinle yoğrulmuş kıssaların Bayburt'um.
S a r ı t a ş eserlerle c a m i medreselerle
İ n c e minarelerle semavisin Bayburt'um.
A l p E r e n l e r o t a ğ ı sadıkların yatağı
İ l i m irfanın bağı merkezisin Bayburt'um.
Çoktur meçhul veliler hem şehitler, gaziler
Toprağında gizliler hazinesin Bayburt'um.
Cemal kutsal toprağın Ay – Yıldızlı Bayrağın
Gelip geçen her çağın Türk Elisin Bayburt'um.
                                        21 Şubat 1985
                             Cemaleddin AYTEMÜR
 


SANCAK ŞEHRİ BAYBURT

Bayburt’un geçmiş tarihine bakıldığında en önemli bir serhat şehri olasına rağmen, tarihiyle ilgili detaylı bilgilerin bulunmaması Bayburt adına önemli bir eksik olarak değerlendiriliyor.
Bayburtlu tarih araştırmacısı ve yazar Cemalettin Aytemür, uzun yıllardır yaptığı çalışmaların bir bölümünü Bayburt Medya’ya anlattı. Bilinmeyen ve önemli ayrıntıları tarihinin bağrında yaşatmış olan Bayburt’un 1530 yıllarında Trabzon, Erzincan ve Erzurum’a Sancaklık yaptığını, yani bu illerin Bayburt’a bağlı olduğunu görüyoruz.
Tarih araştırmacısı ve yazar Cemalettin Aytemür’ün yaptığı bu ve benzeri çalışmaların Bayburt için mutlaka değerlendirilerek kitap haline getirilmesi, Bayburt ve Bayburtlular adına büyük önem arz etmektedir. Cemalettin Aytemür ve benzer değerli insanların hayatta iken Bayburt için yaptıkları araştırma ve çalışmaların kıymetinin bilinmesi ve onların Bayburt’a değil, Bayburt’un onlara ihtiyacı olduğu düşüncesiyle emeklerinin Bayburt’ta kazandırılması gerektiğine inanıyoruz.




Cemalettin AYTEMÜR Kimdir:
01.01.1950’de Bayburt'un Heybetepe köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bayburt’ta tamamladı. Bayburt Lisesi’nin ilk mezunlarından oldu. 1969'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’ne girdi. Hazırlık döneminden sonra, Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun denetiminde, yazarımız tarafından seçilerek, oluşturulan ve özel olarak yetiştirilen on beş kişiden oluşan sınıf arkadaşlarıyla birlikte Umumi Türk ve Asya Tarihi Kürsüsü’nden 1973 yılında mezun oldu. Aynı fakültede Prof. Dr. Muhammed Hamidullah’ın İslam ve Dinler Tarihi derslerine de devam etti.

Tarih öğretmeni olarak [1973–1983] yılları arası Bayburt Lisesi, Bayburt; [1983–1985] Osmangazi Lisesi, Yenişehir-Bursa; [1985–1996] Orhangazi Anadolu Teknik, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Orhangazi-Bursa; [1996–1999] T.C Almatı Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği, Tarih Öğretmeni (99. Kazak Mektebi ve Rus Yuri Gagarin Lisesi, Almatı-KAZAKİSTAN)’da çalıştı. Türkistan, Kırgızistan ve Özbekistan'da bulundu. Eğitim öğretim çalışmaları ya¬nı sıra; tarihi, dini ve toplum yapısı üzerinde çeşitli araştırmalar yaptı. İlk eseri: “Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed (s.a.)”i baskıya hazırladı. Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi ve Hikmetleri üzerinde çalıştı, “Üç Arif-i billâh” ile “Hikmet name” adlı eserini yazdı. “İhata ve İmata Hikmet-i İlahi Nefha” adlı eserini yeniden düzenledi. Kazakistan’dan Ekim-1999’da Türki¬ye'ye dönerek Şubat–2000 tarihinde emekli oldu. Tarihi, milli ve manevi değerlerle ilgili eser çalışmaları devam etmektedir.

Medrese ve manevi tahsilini Babası Haşim Efendi ile Hocası Ahmed Efendi ve amcasının oğlu Molla Dursun’dan yaptı. Kur’an ve Sünnet’i rehber edindi. Ceddi pakına tebaiyetle köhnemiş tasavvuf ve tarikat bataklığından uzak durdu. 1974’de Mustafa Bayburtlu vasıtası ile M. İhsan Oğuz Beyefendi’yle irtibat kurdu. O tarihten itibaren başlayan yakınlık, manevi tezkiye ve tasfiye (ahlaki eğitim) eğiten-eğitilen ilişkisi 104 yaşında vefatlarına kadar devam etti (19.06.1887 – 02.08.1991). Selefi tasavvuf anlayışını M. İhsan Beyefendi’den tahsil ederek, Allah’a (c.c.) has kul Elçisi Muhammed’e (s.a.) has ümmet olma yolunu seçti. (Muhammed İhsan Beyefendi’nin, Oğuz yayınları eserlerini yayınlamıştır, hayatı hakkında bu kitaplarda bilgi vardır. Tasavvuf silsilesi Harput’ta metfun bulunan Seyyid Ahmed, Aliyy’üs-Septi, Halid Bağdadi yolundan İmam-ı Rabbani’ye uğrayarak Hz. Ebu-Bekir vasıtasıyla Resülullah (s.a.)’e ulaşmaktadır.)

Kazakistan’da görevli iken Nakşîlikle, Nakşîliğin ve Bektaşiliğin esası olan Yeseviliği inceledi. Yeseviliğin aslı Hz. Ali kanalından gelen Ehl-i Beyt sinsilesiyle, Hz. Ebu-Bekir kanalından gelen Sıddıkıyye sinsilesi olup, her ikisinin esası da Muhammedi muhabbet ve tebaiyet olduğunu yakinen tadıp, bilip keşfetti. Muhammedi Tasavvuf Anlayışı’nda karar kıldı. Bu tasavvuf anlayışında herhangi bir tarikata girmek, bir şeyh ve mürşit edinmek yoktur. Şuurlu bir Müslüman olarak Allah’ın rızasını tahsil için, Kur’an ve Sünnet’in rehberliğinde doğrudan Resülullah’a (s.a.) uyarak Allah’a (c.c.) kulluk vardır. İman-ı Kamil, Amel-i Salih, İlm-i Nafi, Ahlak-ı Fazıl ve İhlâs-ı Tam ile Allah’a teslimiyet esastır. Amaç, “Allah’a has kul Resülullah’a has ümmet” olmaktır.
Yayımlanan Eserleri:
Kutsal Kitaplarda Hz. Muhammed (s.a.), Kitabevi-Ayışığıkitapları, İstanbul, 2004
Türk-İslam Dünyası ve İçimizdeki Haçlılar, Paşa Kitabevi, Orhangazi/Bursa, Haziran 2008


Kaynak: www.bayburtmedya.com







Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
www.ahmetayvaz.tr.gg > OĞUZ SOYU-ÜÇOKLAR KOLU-GÖKHAN BOYUNUN TÜRKÇÜ TURANCI TÜRKMEN ÇEPNİ AYVAZ OTAĞI > www.ayvazahmet.tr.gg
 
TÜRK-İSLÂM ÜLKÜSÜ; Varlık olan Türklük ile, değer olan İslâmın bir birine vuslatıdır, kaynaşarak et ile tırnak misâli oluşlarıdır. Varlık ifade eden Türk`lüğün , değer olan İslâma muhabbetidir
* * *
OĞUL! Eşref-i mâhlük olduğunun şuurundan hareketle, Cenab-ı Hakk`ın nizamını yeryüzünde hakim kılmak gibi yüce bir idealin gerçekleşebilmesi uğruna,bin yıldır İ`LA-YI KELİMETULLAH ÇİZGİSİNDE, maddi ve manevi bütün imkânlarını seferber eden YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şerefli bir ferdi olduğunu unutma!
Üstad ORHAN KILIÇOĞLU

* * *
ARVASİ HOCA`NIN FİKİR VE ESERLERİNDEN FAYDALANMAK, O`NU REHBER EDİNMEK HER TÜRK GENCİNİN ÖNCELİKLİ HEDEFİ OLMALIDIR.
Son yıllarda ihmal edilen ülkücü gençlik en Kısa zamanda yeni bir hamle yeni bir şevk ve aşkla; ZİYÂ GÖKALP, ATATÜRK, A.TÜRKEŞ, NİHAL ATSIZ, S. AHMED ARVASİ, NECDET SEVİNÇ`İN fikir ve görüşlerinin karıldığı harmanlardan beslenerek gelişip, olgunlaşıp, kamilleşerek, GÖNLÜNDE TÜRKLÜK ÜLKÜSÜ, DİLİN DE TURAN TÜRKÜSÜYLE YENİDEN BİR ERGENEKON DESTANI YAZMAYI İMANININ RÜKNÜ BELLEMELİDİR…

Üstad ORHAN KILIÇOĞLU
Facebook beğen
 
Reklam
 
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!! ATATÜRK
 
ALPARSLAN TÜRKEŞ SÖZLERİ
Başbuğ Alparslan Türkeş in özlü sözleri, Ülkücülük , Türk Dünyası ve İslamiyet hakkındaki özlü sözlerini okuyabilirsiniz...
*********************
İdealler yıldızlar gibidir.
Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz..

Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler
tarafından kazanılamaz.

Dalından kopan yaprağın akibetini rüzgâr tayin eder...

Ahlâkçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

Başarı için muntazam plânlı çalışma yapmak lâzımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez

Biz aziz milletimize müreffah, kuvetli ve büyük bir Türkiye taahhüt ediyoruz; kendimizi millete adıyoruz.Ve Türklük yoluna başlarımızı koyuyoruz.

Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...

Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

Fikir, iman, ülkü aşkı ... İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.


İnsanlık âleminin en şerefli bir ailesi Türk Milletidir. Dokuz Işık demek, Türk Ülküsü demektir.

İslamiyet'i ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır. Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir.

Milletler arasındaki mücadele şuurundan mahrum olan toplumlar başkasının boyunduruğu altına düşerler.

Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.

Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır. Bu şerefli mücadeleye Türk milletini davet ederim.

Toprak bütünlüğümüzü devletimizin ve milletimizin bölünmezliğini hedef alan hainlere karşı Türk Milleti olarak ayağa kalkmalıyız.

Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."

Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.

Türk milliyetçiliği meşru savunma, yüksek insanlık duyguları ve Türk Milletinin kendi tabii haklarının savunulması, korunması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesidir.

Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır. Sır saklamak...

Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.

Türkiye'nin yükselişi ithal fikirle olmaz. Hiç bir yabancı, Türkün menfaatlerini Türk Milletinin kendisi kadar düşünemez.

TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

Türkün en önemli vasfı teşkilâtçılığıdır.

Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. ATATÜRK
 
"BİR KIZ ÖĞRENCİYİ BAŞINI ÖRTTÜĞÜ İÇİN TAHSİL HAKKINDA MAHRUM ETMEK İSTİKLAL SAVAŞI BAŞLARINDA VE MARAŞ'TA , DÜŞMANLAR TARAFINDAN BAŞÖRTÜSÜ ÇEKİLİP DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İÇİN BAŞLAYAN MİLLİ ŞAHLANIŞIN RUHUNA TÜKÜRMEKTİR."
NECİP FAZIL KISAKÜREK
* * *

Zafer ülkü kaynağının çeşmesidir,
Zafer gönüllerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler, selam sizlere,
Uzaktan dertleşenler, selam sizlere.

Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...
H.Nihal Atsız
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. ATATÜRK
 
Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı,
Türküm; Bu ad her ünvandan üstündür.
Yoktur Azer, Kırgız, Özbek, Kazanlı,
Türk Milleti bir bölünmez bütündür.
Ziya Gökâlp
Başarılarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizliğe karşı gelmek lâzımdır. ATATÜRK
 
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır...

S.Ahmet Arvasi

BU DAVA ÖZÜDÜR İSLAMİYET'İN
BU DAVA GÜNEŞİ, MAZLUM MİLLETİN,
BU DAVA, HERŞEYDEN, HERŞEYDEN ÇETİN,
BU YOLDA DERT, HÜZÜN, GURBET BİZİMDİR.
S.Ahmet Arvasi

16 yaşında ilk şiirlerden biri olan `Ne Gam`, iyi bir başlangıç

Ne gam, varsın dizlerim koşa koşa yorulsun,
Saadetin, dâvanın, gerçek aşkın peşinde...
Boş hayaller kül olup rüzgârlarda savrulsun,
Yaban gülleri gibi solsun çöl güneşinde.
S.Ahmet Arvasi

Henüz 17 yaşındaki bir delikanlının `Özleyiş` şiiri, ecdadına âşık bir delikanlının eski muhteşem çağlara olan hasretini dile getiriyor:

Tuna neden köpürmüş, Kırım neden inliyor?
Nerde parlayan kılıç, nerde o akıncı ced?
Şimdi Hazar uzaktan feryadımı dinliyor,
Ayrıldı mı Kafkaslar yurdumdan ilelebed?
Kıbrıs`ın ayrılışı derd oldu içimizde,
Barbaros`un sesini kaybettik Akdeniz`de,
Adalar yabancı da, dinmez derleri bizde,
Balkan`ımız vatandan ayrıldı mı nihayet?
S.Ahmet Arvasi
 
SON BİR (1) YILIN TOPLAMI 80579 ziyaretçi kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. CÜZ:21 // AHZÂB SÜRESİ: 33 / 23.ÂYET