BU EN ÜST BÖLÜMDEKİ BAZI REKLAMLAR - Sayfamızın üstündeki zaman zaman görüntülenen Windows Internet Explorer'in kendi Reklamıdır.- SİTEMİZ DIŞI BİR UYGULAMADIR.
   
 
  TRABZONDAKİ SÜMELÂ AYİNİ OLAYI NEYİN NESİDİR?





TRABZONDAKİ SÜMELÂ AYİNİ OLAYI NEYİN NESİDİR


MUSTAFA YAZICI
 

    Trabzondaki "Sümelâ" adlı Manastırı anlatacak değilim.Orasının iç yüzünü de dış yüzünü de "ihanet çemberi misyonerlik" adlı eserimde ayrıntılarıyla açıkladım.Sümelâ; "kara meryem" manasına gelen ve Hz. İsa'nın annesi Hz. Meryem adına yapıldığı iddia edilen dini bir mekândır. "Kara meryem" denilmesinin sebebi; Hz.meryem'in ZENCİ bir kadın olduğuna inanılması ve burada bir siyah portresinin bulunmasından dolayıdır. 
     Malüm olduğu üzere Kurân-ı Kerimde Hz. Meryem'e hristiyanların verdiği değerden daha büyük değer verilmiştir.Bu yüzden müslüman olan çok haçlı Hristiyan vardır.Konumuz bu değil.Sümelada asırlardan beri bir Haçlılık oyunu oynanmaktadır.Güya Atinalı Keşis Barnabas ve yeğeni Hepreranios gördükleri rüya üzerine Hz.İsa'dan birkaç sene sonra Trabzon Sümelaya gelip burada bir dini üs kurmuşlardır.Nedeni:Güya Hz. Meryem onlara demişki: "Ben Trabzon Maçka'da Sümeladayım" onlarda bu kurgu üzerine gelip mezarını kayada bulup tarif edilen yerde (bugünkü ören yeri)bir kilisecik yapmışlardır Aslında bu Trabzon'u işgal için bir mitolojik inanç, turizmi kurgusu idi.Daha sonra roma zülmünden kaçan hristiyanlar gelip başka manastırlar yaptılar.Meselâ; Vazelon gibi.Bu mitolojik kurguları başka yerlerde de yaptılar Mesela:İzmir Efes'te.Orada Maçka gibi dağlıktır.Şimdi Hem Efes'e gidip Hacı olurlar.Hem Maçka'ya ...  
    Kommenler zamanla iki odalı misyoner merkezi 72 odaya ,iki kaya kilisesi de beş kaya kilisesine çıkarılmış kayadan damlayan suya bir de "vaftiz kurnası" eklenmiştir Trabzon'un fethinden sonraki sulh devrinde Yavuz da mabede hem kontrol ve hem de turizm açsından bazı tarihi hediyeler vermiştir.Gel zaman git zaman Rus işgali olunca haçlılar Sümela'yı silah deposuna çevirerek Atatürk'ün Samsun'a çıktığı sene 500 askerimizi sümeladan açılan ateşle tarayıp kurşuna dizerek şehit etmişlerdir.Fakat Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla Samsun'a çıkışı "Karagün" ilan ederek sahildeki Santa Maria Kilisesine sığınmışlar,oradanda Trabzon limanına gelen gemileriyle kaçmışlardır.
     Trabzon kurtulunca ve de İstiklâl Harbi kazanılınca yaptıkları tehcirden, soykırımdan korkarak geri kalanlar misilleme olur diye 1923-1925 yıllarında Atatürk'ün çıkarttığı mübadele kanunundan istifade ederek Trabzon'u terketmişlerdir.Atatürk'de onların mal varlıklarını savaş nedeniyle vakıflaştırarak Türk vakıflarına dahil etmiştir.
    Şimdi ise AB kriterlerinden istifade ederek yeniden azdılar.Bu defa "çıktığımız toprakları özledik" yalanıyla ve "pontusçuluk" oyunuyla yeniden Trabzon'a gelip yerleşmek istiyorlar.Zaman zamanda geliyorlar.Trabzonda asıl üstleri Maçka'nın Livera köyüdür. Yeni adı YAZLIK'tır. 2009 senesinde "Kalandar"  kutlaması bahanesiyle geldiler Fakat arabalarına "Burası pontustur,pontus bizimdir" gibi uyduruk afişler yazdılar. Birara bir cuma günü zağnos köprüsünün üzerinde 25 misyoner çantalarını açıp cübbe giyip
"Trabzon bizimdir" diye bağırıp propaganda yapmak istediler Sivil polisler 
"biz Yunanıstanı, Atinayı ve Selânik'i gezerken böyle yapıyormuyuz?"diyerek engellediler.Bunu bizzad gözümle gördüm.Böyle inanç turizmi olur mu?İnanç turizmi işgal turzimine çevriliyor.
    Şimdi yeni ve en son bir olay daha oldu." SÜMELADA AYIN ÇIKARTMASI" yaşandı.Müze müdüresi Akçaabatlı Nilgün Yılmazer hanımefendi yaktıkları mumlarını söndürdü.Helal olsun ona zira "Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre burada ayın yapamazsınız sadece gezersiniz" dedi.Bir Yunanlı genç ayine "inançlarımızı kalbimize kilitleyemezsiniz"diyerek karşı çıktı.Halbuki Yunanistan Ağustos 2009'un ikinci haftasında Rumelide cami vakfını bile Türk vatandaşların elinden alarak kilise temeli attılar.Ya buna ne demeli?Tabii yaparlar.Bizim Trabzonda fatihin vakfı olan ayasofya cami şerifini bile fatihin vakfı ve camilikten resmen çıkarttılar,mimar papaz Davide Peşkeş çıkarttılarda hiçkimsenin kılı kıpırdamadı.Çokları dolar mark euro peşinde! "Ye oğlum ye.Ye kürkünü ye" işte şimdi böyle olur.Bunun vebalini kimler çekecek?Kimin umrunda?
  
15 Ağustos 2009 Cumartesi günü saat 18:00 civarlarıydı.Zorlu Grand'ta Ceyhan Murathanoğlu  adlı üniversite hocası dostumun oğlunun düğün törenine gitmiştim.Törenden çıkıp ziraat bankası nın önüne geldim ki maraş caddesinde bir izdiham var.Yunan turist otobüsü geçiyor.Herkes tedirgin.Meğer Maçka Sümelâda olay olmuş. Meğer Trabzon'a üç uçak dolusu Yunan Rus ve Gürcü ayinci gelmiş.Sadece Atatürk Köşküne beş otobüs çıkmış.Maçka Sümela Manastırı dolup taşmış.İşe bakın ki Atatürk'ün ve Trabzonlu Salih Omurtak Paşanın doğduğu Selânik valiside sümelâda konuşmaz mı?Güya Yunanistanda Türkler cennet hayatı yaşıyomuş gibi böbürlenerek anlatıyor da anlatıyor ''ben önce pontuslu sonra yunanım'' dedi.Bir de rus milletvekili vardı.Komşumuz Rusya hala haçlıların dümen suyundamı?Komşuluk bu mu? İki de din adamı gelmiş Yunanistandan.
Yine işin başını çeken yunanistan.Zaten Maraş caddesinden geçen otobüsün ön,yan ve arka camlarına ne yazıyordu biliyormusunuz?
"ANDREADİS TOURS" Neden Andreadis?
Neden "ATATÜRK TURU" diyerek barış ve komşuluk turu yapmıyorlar?
Bu adam İstanbul Boğaziçi Üniversitesinde kültür casusu olarak çalışmış, Ceviz kabuğu proğramlarına Atina'dan bağlanarak anlatdığına göre ;Boztepe mezarlığına yunanca levha takmış, Of'a 2 defa geldiğini söyleyen bir yuna casusu, Neden Turlar Sümelâ'ya O'nun adıyla yapılıyor... Osmanlı Yunanistanı 400 Sene yönetti, Hiç böyle terörist ve anarşist turizm çıkartması olayı olayı varmı? Dahası var ; Tam "Yorgo Andreadis" olan bu adam Trabzon'a gelen 10 çivarındaki kitabından öğrendiğime göre Trabzon'u tekrar Türklükten ve İslâmlıktan çıkartmaya çalışan bir adam.Hiç de gizlemiyor... Bakın diyalogçuluk ve inanç Turizminin Sonu sümelâda işi nereye getirmiş.. İyiki sivil görevliler Sümelâda ayini engelleyen bu Akçaabatlı Müze Müdüresini ayincilerin şerrinden kurtardı. Bu bayanı hemen kültür Bakanı yapmak lazımdır.
   Maçka Belediye Başkanıda müdüre Hanımın savunmasını,ayincilerin dayatmasına ve kanunsuzluğuna karşı haklı bulmuştur.
   Fakat o milli şuur nerede? o beynelmilel kültür kültür ve medeniyetçilik resmiyeti nerede? Asıl buna üzüldüm. Akşam televizyonlara baktımki sümelâda sanki yeni bir Haçlı seferi var. Bir bayan hepsini engellemeye çalışıyor. Hem mahalli ve hemde ulusal televizyonlar verdi. Ertesi gün pazar günü gazetelerini aldımki durum daha vahim. 16 ağustos 2009 pazar tarihli gazeteleri arşivledim.
    Çokları Trabzon lisesinin; 19.yüzyılda Trabzon'u kaplayan, birçok yalancı okul açarak Trabzon'u misyoner işgaline uğratan Haçlıların azdırdığı misyonerliği durdurmak için açıldığını bilmezler. Hele bir Hüseyin Albayrak'ın Trabzon Lisesinin kuruluşunu anlatan kitaplarını ve benim "İhanet Çemberi Misyonerlik" adlı kitabımı Trabzon kütüphanelerinde bularak okuyunuz. Çünkü; mevcutları kalmamıştır.
    Trabzon lisesi Trabzondaki Haçlılığa dur demek için vali sırrı paşa zamanında açılmıştır. Yıl:1887 Bakın yine rahat durmadılar. Pontus ayini icad ettiler. 1887 tarihinde Trabzon Belediyesinde ve Trabzon valiliğinde papazlar büro da açmışlardı. Sebep: Trabzon'un fethinde dini ibadetlerinde serbest bırakılmalarını koz olarak kullanmış, birçok da dini okullar açmışlardı.
Bu sayede batı devletlerini Trabzona yöneltere baskıyla papazları vali ve Belediye Başkanını kontrol eder hale gelmişlerdi. Öyleki; Rus işgalinde Trabzon Belediye Başkanı Metropolit Hrisantos olmuştu. Bugün patrik Bartelemeos da bu ayinleri tertipleyerek çevrecilik ismi altında venizelos gemisiyle aynı şeyleri yapmak istemektedir..
Atatürk o zaman bu sorunlardan herkesi kurtardı. Şimdi Atatürk yok, Fatih yok böyle oluyor.mesele budur.
    Yeniden aynı ciddi devletçiliği oluşturmak durumundayız. Bu son Sümelâ olayının asıl nedeni bu yoksunluktandır. Artık çiddi devletçiliğin gereğini yapmalıyız...
 

 23-8-2009

   

 YAZAN:MUSTAFA YAZICI 
                     ( Araştırmacı Yazar)


NOT:YAZARIN İZNİ VE İSMİ OLMADAN; YAZILARININ ÇOĞALTILMASI VE KOPYALANMASI YASAKTIR.
SEVGİ VE SAYGILARIMIZLA

YÜCE ALLAHA EMANET OLUN





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: YENER HACIMAHMUTOĞLU( ), 12.10.2009, 10:35 (UTC):
İman sahibi Türk'ler arasında faaliyet gösterip sonuç alabilmek için, önce hedef tayin edi­liyor, daha sonra da bu hedefi gerçekleştir­mek için, İslam'ın değerleri, gücü ve milletimizin zayıf noktaları belirleniyor... ama buna Türk olarak izin vermemeliyiz.

Yorumu gönderen: Karadenizli KORKUD( ), 27.09.2009, 07:35 (UTC):
misyonerler bilsinler ki bu toprakların oksijenini bile bizden izinsiz alamazlar.

Yorumu gönderen: Sacit Savaş( ), 23.08.2009, 12:19 (UTC):
Bu site sayesinden,Bu siteye Yazan Değerli Hocalarımızdan çok şeyler kazanıyoruz.
HAYIRLI RAMAZANLAR... HAYIRLI YARINLAR.

Yorumu gönderen: Hanefi Seyyidoğlu( ), 21.08.2009, 22:18 (UTC):
-Hayırlı Ramazanlar diliyorum-
Trabzon'u Türklükten ve İslâmlıktan çıkartmaya kimsenin gücü yetmez.

Yorumu gönderen: Peyami Sarıgül( ), 21.08.2009, 20:38 (UTC):
Önemli bir yazı, içinden alınması gereken çok dersler var. SAYGILARIMLA



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:
www.ahmetayvaz.tr.gg > OĞUZ SOYU-ÜÇOKLAR KOLU-GÖKHAN BOYUNUN TÜRKÇÜ TURANCI TÜRKMEN ÇEPNİ AYVAZ OTAĞI > www.ayvazahmet.tr.gg
 
TÜRK-İSLÂM ÜLKÜSÜ; Varlık olan Türklük ile, değer olan İslâmın bir birine vuslatıdır, kaynaşarak et ile tırnak misâli oluşlarıdır. Varlık ifade eden Türk`lüğün , değer olan İslâma muhabbetidir
* * *
OĞUL! Eşref-i mâhlük olduğunun şuurundan hareketle, Cenab-ı Hakk`ın nizamını yeryüzünde hakim kılmak gibi yüce bir idealin gerçekleşebilmesi uğruna,bin yıldır İ`LA-YI KELİMETULLAH ÇİZGİSİNDE, maddi ve manevi bütün imkânlarını seferber eden YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şerefli bir ferdi olduğunu unutma!
Üstad ORHAN KILIÇOĞLU

* * *
ARVASİ HOCA`NIN FİKİR VE ESERLERİNDEN FAYDALANMAK, O`NU REHBER EDİNMEK HER TÜRK GENCİNİN ÖNCELİKLİ HEDEFİ OLMALIDIR.
Son yıllarda ihmal edilen ülkücü gençlik en Kısa zamanda yeni bir hamle yeni bir şevk ve aşkla; ZİYÂ GÖKALP, ATATÜRK, A.TÜRKEŞ, NİHAL ATSIZ, S. AHMED ARVASİ, NECDET SEVİNÇ`İN fikir ve görüşlerinin karıldığı harmanlardan beslenerek gelişip, olgunlaşıp, kamilleşerek, GÖNLÜNDE TÜRKLÜK ÜLKÜSÜ, DİLİN DE TURAN TÜRKÜSÜYLE YENİDEN BİR ERGENEKON DESTANI YAZMAYI İMANININ RÜKNÜ BELLEMELİDİR…

Üstad ORHAN KILIÇOĞLU
Facebook beğen
 
Reklam
 
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!! ATATÜRK
 
ALPARSLAN TÜRKEŞ SÖZLERİ
Başbuğ Alparslan Türkeş in özlü sözleri, Ülkücülük , Türk Dünyası ve İslamiyet hakkındaki özlü sözlerini okuyabilirsiniz...
*********************
İdealler yıldızlar gibidir.
Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz..

Zafer, asla mahvolduklarını zannedenler
tarafından kazanılamaz.

Dalından kopan yaprağın akibetini rüzgâr tayin eder...

Ahlâkçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

Başarı için muntazam plânlı çalışma yapmak lâzımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez

Biz aziz milletimize müreffah, kuvetli ve büyük bir Türkiye taahhüt ediyoruz; kendimizi millete adıyoruz.Ve Türklük yoluna başlarımızı koyuyoruz.

Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...

Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

Fikir, iman, ülkü aşkı ... İnsanları güçlü yapan bunlardır.

Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.


İnsanlık âleminin en şerefli bir ailesi Türk Milletidir. Dokuz Işık demek, Türk Ülküsü demektir.

İslamiyet'i ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır. Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir.

Milletler arasındaki mücadele şuurundan mahrum olan toplumlar başkasının boyunduruğu altına düşerler.

Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.

Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

Mücadelemiz her ne pahasına olursa olsun, siyasi kazanç mücadelesi değil, ahlâk ve fazilet mücadelesidir. Bu mücadelenin karakteri yıkıcı değil, yapıcı olmaktır. Bu şerefli mücadeleye Türk milletini davet ederim.

Toprak bütünlüğümüzü devletimizin ve milletimizin bölünmezliğini hedef alan hainlere karşı Türk Milleti olarak ayağa kalkmalıyız.

Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."

Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.

Türk milliyetçiliği meşru savunma, yüksek insanlık duyguları ve Türk Milletinin kendi tabii haklarının savunulması, korunması duygusu ve iradesinin, şuurunun bir ifadesidir.

Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır. Sır saklamak...

Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.

Türkiye'nin yükselişi ithal fikirle olmaz. Hiç bir yabancı, Türkün menfaatlerini Türk Milletinin kendisi kadar düşünemez.

TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

Türkün en önemli vasfı teşkilâtçılığıdır.

Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. ATATÜRK
 
"BİR KIZ ÖĞRENCİYİ BAŞINI ÖRTTÜĞÜ İÇİN TAHSİL HAKKINDA MAHRUM ETMEK İSTİKLAL SAVAŞI BAŞLARINDA VE MARAŞ'TA , DÜŞMANLAR TARAFINDAN BAŞÖRTÜSÜ ÇEKİLİP DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İÇİN BAŞLAYAN MİLLİ ŞAHLANIŞIN RUHUNA TÜKÜRMEKTİR."
NECİP FAZIL KISAKÜREK
* * *

Zafer ülkü kaynağının çeşmesidir,
Zafer gönüllerin birleşmesidir.
Gönülleri birleşenler, selam sizlere,
Uzaktan dertleşenler, selam sizlere.

Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir...
H.Nihal Atsız
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. ATATÜRK
 
Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı,
Türküm; Bu ad her ünvandan üstündür.
Yoktur Azer, Kırgız, Özbek, Kazanlı,
Türk Milleti bir bölünmez bütündür.
Ziya Gökâlp
Başarılarda gururu yenmek, felâketlerde ümitsizliğe karşı gelmek lâzımdır. ATATÜRK
 
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır...

S.Ahmet Arvasi

BU DAVA ÖZÜDÜR İSLAMİYET'İN
BU DAVA GÜNEŞİ, MAZLUM MİLLETİN,
BU DAVA, HERŞEYDEN, HERŞEYDEN ÇETİN,
BU YOLDA DERT, HÜZÜN, GURBET BİZİMDİR.
S.Ahmet Arvasi

16 yaşında ilk şiirlerden biri olan `Ne Gam`, iyi bir başlangıç

Ne gam, varsın dizlerim koşa koşa yorulsun,
Saadetin, dâvanın, gerçek aşkın peşinde...
Boş hayaller kül olup rüzgârlarda savrulsun,
Yaban gülleri gibi solsun çöl güneşinde.
S.Ahmet Arvasi

Henüz 17 yaşındaki bir delikanlının `Özleyiş` şiiri, ecdadına âşık bir delikanlının eski muhteşem çağlara olan hasretini dile getiriyor:

Tuna neden köpürmüş, Kırım neden inliyor?
Nerde parlayan kılıç, nerde o akıncı ced?
Şimdi Hazar uzaktan feryadımı dinliyor,
Ayrıldı mı Kafkaslar yurdumdan ilelebed?
Kıbrıs`ın ayrılışı derd oldu içimizde,
Barbaros`un sesini kaybettik Akdeniz`de,
Adalar yabancı da, dinmez derleri bizde,
Balkan`ımız vatandan ayrıldı mı nihayet?
S.Ahmet Arvasi
 
SON BİR (1) YILIN TOPLAMI 81101 ziyaretçi kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir. CÜZ:21 // AHZÂB SÜRESİ: 33 / 23.ÂYET